16 Ağustos 2010 Pazartesi

RESİM'ler

Bir şeyler oluyor, resimler dönüyor çevremde.
Yapamadıklarım, yapmak istediklerim, yapamayacaklarım...
En büyük çerçevelerse yaptıklarıma ait.
Teker teker dikiliyorlar karşıma.
Kimisinden utanıyorum, kimisinden nefret ediyorum, kimisini sevip okşuyorum.
Aklımdan resimlerin içine girip değiştirmek geliyor bazı şeyleri.
Bir adımda, belki de bir göz kırpmada resmin içine giriveriyorum.
Yeniden yaşıyorum her şeyi değiştiremeden, mutsuzlukla veya herhangi  bir duyguyla.
Canım sıkılıyor ve yeni bir resmin içine giriyorum.
Ne yaptığımı bilmeden geziniyorum.
Gittikçe yoruluyorum ve uykuya dalıyorum.
Rüya görüyorum.
Benim olmayan çerçevelerden içeri girip benimmiş gibi yaşıyorum.
Bazen telepatiyle eşyaları havalandırıp hatırlayamadığım başka yerlere koyuyorum.
Bazen uçup konuyorum bir yerlere, tünüyor ve dünyayı izliyorum.
Bazen kötü adamlardan kaçıyor bazen de onları kovalıyorum.
Köprülerden geçiyorum.
Hayal dünyasının karakterlerini seviyorum. 
Onlara aşık olabiliyor veya onlara kardeş olabiliyorum.
Özlemlerimi benim olmayan çerçevelerde gideriyorum. 
Birilerine sığınma isteğiyle dolup taşıyorum.
Sarılıyor ve bırakmıyorum,
ta ki çerçeveler kırılıp dışarı itilene kadar...
Ama yine de gözlerimi açmıyorum, açmak istemiyorum.
Çünkü resimlerin parçalanmayan kısımlarından tekrar içeri girebiliyorum. 
Gerçeğe yeni bir çerçeve daha ekliyorum.
Her rüyada yeni bir çerçeve;
her aşkta, her adımda, her solukta gerçeğe yeni bir çerçeve daha ekliyorum. 

Resimler dönüyor çevremde. 
Yapamadıklarım, yaptığımı sandıklarım...